Wedding ve Gesundbrunnen’de yaşayan 182 bin kişinin 158 bini oy kullanabilecek yaşta. Ancak bunların yaklaşık 65 bini, vatandaşlıkları nedeniyle oy hakkından mahrum bırakılıyor.

Wedding ve Gesundbrunnen’de yaşayan ancak seçimlerde oy kullanamayan insanların sayısı giderek artıyor. Çünkü oy hakkı ikametgâha değil, vatandaşlığa bağlı. Sembolik seçim, ikametgâh esasına dayalı bir düzenlemeye geçilmemesi hâlinde bu durumun giderek daha adaletsiz hâle geleceğine dikkat çekiyor. Fabrik Osloer Straße bünyesindeki “Demokratie in der Mitte” projesi, herkes için oy hakkı talebini gündeme taşımak amacıyla Berlin seçimleriyle eş zamanlı olarak beşinci sembolik seçimi düzenliyor.

Oy hakkı bulunmayan 65 bin kişi

Wedding’de 108 bin, Gesundbrunnen’de ise 74 bin kişi yaşıyor. Ancak toplam 182 bin kişinin çok büyük bir bölümü Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde oy kullanamıyor.

Öncelikle 16 yaşın altındaki bütün çocuklar ve gençler seçimlerin dışında kalıyor. Bununla birlikte oy hakkı bulunmayanlar içindeki en büyük grubu, oy kullanabilecek yaşta olmalarına rağmen Alman vatandaşlığına sahip olmayan kişiler oluşturuyor.

Wedding ve Gesundbrunnen semtlerinde 16 yaşın üzerindeki insanların yüzde 40’tan fazlası bu durumda. Rakamı bir kez daha açıkça ifade edelim: Wedding ve Gesundbrunnen’de yaşayan 182 bin kişinin 158 bini oy kullanabilecek yaşta. Ancak bunların yaklaşık 65 bini, vatandaşlıkları nedeniyle oy hakkından mahrum bırakılıyor.

“Burada yaşıyorum, burada oy kullanıyorum”

Bunun nedeni seçimlerde ikametgâh ilkesinin geçerli olmaması. Bir kişinin bir yerde ne kadar süredir sürekli ikamet ettiğinin herhangi bir önemi bulunmuyor. Belirleyici olan yalnızca vatandaşlık, yani sahip olunan pasaport.

Bu nedenle Mitte ilçesindeki sembolik seçimin sloganı “Burada yaşıyorum, burada oy kullanıyorum” oldu. Sembolik seçim, “Demokratie in der Mitte” projesi tarafından düzenleniyor. Oy hakkı bulunmayan herkes, 31 Ağustos ile 11 Eylül tarihleri arasında sembolik de olsa oyunu kullanmaya çağrılıyor. Kullanılan bu oylar resmî seçim sonucuna dâhil edilmiyor, ancak önemli bir mesaj veriyor. Berlin seçimlerinde ilk kez gerçekten oy kullanabilmenin nasıl bir duygu olduğunu ise ilk kez oy kullanacak bir seçmen Brunnenmagazin’e anlatıyor.

Oy hakkı bulunmayan kişiler, bu mesajı Integrationslotsen’in Voltastraße’deki merkezinde 14 gün, Fabrik Osloer Straße’de altı gün, Sprengelhaus’ta dört gün, Rathaus Wedding’de üç gün ve Schiller Kütüphanesi’nde bir gün boyunca verebilecek. www.symbolwahl-berlin-mitte.de/wahllokale-2026 adresinde seçim noktaları ve açılış saatleri yer alıyor.

2017’den bu yana sembolik seçimler

“Demokratie in der Mitte” projesi, Mitte ilçesindeki sembolik seçimleri resmî seçimlerle eş zamanlı olarak düzenliyor. İlk sembolik seçim, 2017’de Federal Meclis seçimleri sırasında gerçekleştirildi. Bunu 2019 Avrupa Parlamentosu seçimleri, 2021 Berlin seçimleri ve 2024 Avrupa Parlamentosu seçimleriyle eş zamanlı düzenlenen sembolik seçimler izledi.

2024’teki son sembolik seçime 457 kişi katıldı. Mitte’de 2021 yılında 971, 2019’da ise 490 kişi sembolik oy kullandı. “Demokratie in der Mitte” projesinin ilk sembolik seçimi düzenlediği 2017 yılında 373 kişi, sembolik oy pusulasında bir siyasi partiyi işaretledi.

Katılımın düşük olması, sembolik seçimlerin temsili nitelik taşımadığını gösteriyor. Açıklanan sembolik seçim sonuçları, oy hakkı bulunmayan insanların gerçek bir seçimde nasıl oy kullanacakları konusunda güvenilir bir sonuç ortaya koymuyor.

İkametgâha göre oy hakkı mümkün mü?

İkametgâh esasına dayalı bir seçim hakkının somut olarak nasıl düzenlenebileceği tartışılabilir. Bunun için 16 yıl ölçütü düşünülebilir. Temel ilke şu şekilde belirlenebilir: Berlin’de 16 yıldır yaşayan herkes oy kullanabilmelidir. Böylece Alman pasaportuna sahip olmayanlar, ilk kez oy kullanabilmek için 16 yıl bekleyen gençlerle eşit konuma getirilmiş olur. İlk adımda bu düzenleme, seçmen yaşının 16’ya düşürülmesi sürecine benzer biçimde ilçe meclisi seçimlerinde uygulanabilir.

Almanya’daki seçimlerin tarihi, aynı zamanda oy hakkının genişletilmesinin tarihidir. Seçimlerin ilk kez yapılmaya başlandığı 19. yüzyılda yüksek gelirli seçmenlerin oyları, yoksulların oylarından daha fazla ağırlığa sahipti.

“Bir erkek, bir oy” ilkesi ancak zaman içinde kabul gördü. Kadınlara seçme hakkı 1918’de tanındı. Son yıllarda ise 16 yaşından itibaren gençlerin seçimlere katılabilmesine yönelik düzenlemeler hayata geçirildi. Berlin’de 16 ve 17 yaşındaki gençler bu yıl ilk kez Eyalet Meclisi seçimlerinde oy kullanabilecek. İlçe meclisi seçimlerinde ise bu hak 2005’ten beri mevcut. Almanya’daki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde seçmen yaşı 2024’ten bu yana 16.

Seçimlerde ikametgâh ilkesinin vatandaşlık ilkesinin yerini ne zaman ve nasıl alacağını gelecek gösterecek. Ancak vergi ödeyen insanlardan oy hakkını esirgemek için makul gerekçeler bulmak gelecekte her hâlükârda daha da zorlaşacak. En azından oy hakkının tarihsel gelişimine bakıldığında ortaya çıkan sonuç bu.

Bu haber Almancadan Türkçeye çevrilmiştir. Haberin orijinalini bu bağlantı üzerinden okuyabilirsiniz: https://brunnenmagazin.de/symbolwahl-berlin-2026/

← Haberlere dön